Apple’ın iPhone kullanıcıları için yaptığı iOS 7 güncellemesinde yeni gelen özelliklere rağmen çoğu kullanıcı tarafından benimsenmedi. Bunun başlıca nedenleri olarak ciddi güvenlik açıklıkları ve temel hataların yer alması. Arayüz görünümünü de unutmamak lazım tabi.

İos6

iOS 7 ile birlikte iPhone’ların arayüzleri Android’e benzerliği tarafından eleştirildi. Çoğu kullanıcı eski Apple’a has arayüzü arıyor. Ancak Apple iPhone kullanıcılarının iOS 7 sürümünden eski sürümlere dönmesine izin vermiyor.

İşte 5 kolay adımda iPhone 4*’ünüzü iOS 7 den iOS 6/6.x.x sürümüne düşürebileceğiniz yöntem;

1. Adım: İlk olarak iTunes 11.0.5 ya da daha önceki sürümlerini bilgisayarınıza indirin. Zaten bu sürümlere sahipseniz sorun yok. Ancak bilgisayarınızda son sürüm iTunes yüklüyse; iTunes ile birlikte Apple Mobile Device driverlarını, Apple Software Update ve Bonjour gibi bütün Apple hizmetlerini kaldırın.

2. Adım: Yukarıdaki programlar bilgisayardan kaldırıldıktan sonra bilgisayarınızı yeniden başlatın. iTunes’un eski versiyonunu yüklerken “iTunes Music Library.xml” dosyasıyla ilgili hata alıyorsanız iTunes Müzik klasöründen bu dosyayı silin.

3. Adım: iFaith adlı programın en son sürümünü indirin. Aynı şekilde iOS 6.1.3 ya da iOS 6.1.2’yi de. iPhone 4’ünüzü de bilgisayara bağlamayı unutmayın.

4. Adım: iFaith uygulamasını çalıştırın ve “Build “*signed* IPSW w / Blobs.” a tıklayın. Tıkladıktan sonra yazılım oluşturma işlemi başlayacak ve sizden SHSH kaydınızı seçmenizi isteyecek. Ardından iFaith, iPhone 4’ünüz için düşürülebilir iOS 6 yazılımını oluşturacak.

5. Adım: Yazılım dosyası oluşturulduktan sonra yönergeleri takip edin ve sonunda sizden iPhone 4’ünüzü DFU Mod’a almanızı isteyecektir. iPhone 4’ünüzü DFU Mod’a almak için: Hemen iPhone 4’ünüzü kapatın ardından “açma/kapama” tuşu ile “home” tuşuna aynı anda 10 saniye süreyle basılı tutun. 10 saniye sonunda “açma/kapama” tuşundan elimizi çekerken “home tuşundan” çekmeden 5-6 saniye daha devam edelim ve sonunda iPhone 4’ünüzü DFU Mod’a almış oldunuz. DFU Mod’a aldıktan sonra iTunes’a girin ve iPhone’unuzu seçin ve klavyedeki sol tarafta bulunan “shift tuşu”na basarak Restore/Geri Yükleme’yi tıklayın ve iFaith tarafından oluşturulan yazılımı seçin.

Geri yükleme işlemi tamamlandıktan sonra iPhone 4’ünüz başarıyla iOS 7 den iOS 6/iOS 6.x.x dönüş yapmış olacaktır. Bitirmeden son bir hatırlatma yapalım bu yöntem sadece Windows işletim sistemlerinde geçerlidir.

*: Bu yöntem sadece iPhone 4 için geçerlidir. Daha üstü modeller için üzülerek söylüyoruz ki iOS 7’den şimdilik geri dönüş yok.

Reklamlar

25-31 Mart Muhsin YAZICIOĞLU HAFTASI
Muhsin YAZICIOĞLU Baba Ocağı Şarkışla’da Anıldı.

baskann

baskan2

df
.iPhone ile bilgisayar arasındaki veri iletişimi iTunes programı aracılığı ile olur. Bilgisayarınızdaki veriyi

.iPhone’a aktarmak veya iPhone’daki veriyi bilgisayarınıza aktarmak için iTunes programı gereklidir.

.Eğer bilgisayarınızda iTunes programı yok ise ilgili linklerden iTunes’u indirebilirsiniz.

1.iPhone’u USB kablosu ile bilgisayarınıza bağlayın.
2.Bağlantı kurulduktan sonra iTunes programı otomatik olarak açılacaktır.
(Eğer iTunes programı açılmıyor ise siz açın)
3.Music kısmına gelin ve zilsesi yapmak istediğiniz şarkıya sağ tuş tıklayın. Açılan menüden ‘Get Info’ seçeneğine basın

ghfd

4. Açılan pencereden ‘Options’ kısmına gelelim ve şarkının kaçıncı saniyesinden (Start Time) kaçıncı saniyesine kadar (Stop Time) çalınacağına karar verelim. (max 40 sn. olabilir.)

sda

5. Kesme işlemini bitirdikten sonra tekrar şarkının üstüne sağ tuş ile tıklayalım ve ‘Create AAC Version’ seçeneğine basalım.

jg

6. Oluşan dosyayı iTunes’dan sürükleyerek masaüstüne bırakalım ve burada dosya formatını ‘m4a’ formatından ‘m4r’ formatına dönüştürüyoruz. (sonunda ki uzantıyı ad değiştirme gibi değiştirerek formatı değiştirebilirsiniz) Çıkan soruya evet diyoruz.

jf ed

7. Zilsesiniz hazır, dosyaya iki kere tıklayarak zilsesi kısmında görebilirsiniz. Müzik atma yöntemi gibi cihazınıza atabilirsiniz.

gdfdf

Yayınlandı: Haziran 10, 2011 / Yazılarım
Etiketler:, ,

Bilge Kral ALİYA İZZETBEGOVİÇ bilge kral

1925 yılında Samaç’ta(*) dünyaya gelen Aliya, babasının Saraybosna’ya taşınmasıyla beraber, artık doğduğu şehirden ziyade -kendisinin de deyimiyle “Saraybosnalı’yım”- kimliği ön plana çıkmıştır.

Gençlik yıllarından itibaren siyasetle ilgilenmiştir. Henüz 16 yaşındayken, yani II. Dünya Savaşı sırasında “Genç Müslümanlar Örgütü”ne üye oldu. Bundan dolayı da savaştan sonra hapsedildi. 1949 yılında beş yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Hapisten çıktıktan sonra, hukuk, sanat ve bilim konularında eğitim gördü. Bu esnada bir inşaat şirketinde işe girdi. “Genç Müslümanlar” teşkilatında aldıkları karar doğrultusunda, dinî eğitim almaya başlayan Aliya İzzetbegoviç, Yugoslavya’da yayınlanan birçok dergi ve gazetenin yanısıra, İslam dünyasında da yazılar neşretti.

Bütün dünyada büyük bir yankı uyandıran en önemli eserleri 1970 yılında kaleme aldığı “İslam Bildirisi” (manifestosu) ile 1980 yılında tamamladığı “Doğu ile Batı Arasında İslam” adlı kitaplarıdır.

“İslam Bildirisi” kitabı delil gösterilerek 1983 yılında tutuklanarak 14 yıl hapse çarptırıldı. Önce 12, arkasından 9 yıla indirilen cezası, sonradan, yaptığının hatalı olduğunu söylemesi neticesinde çıkarılacağı ifade edilmesine rağmen bu teklifi şiddetle reddetti. Daha sonra uluslar arası baskının da etkisiyle affedildi. 1989 ylında hapisten çıktı.

Henüz hapisteyken komünist bloğun dağılacağını ifade eden Aliya, yakın arkadaşlarıyla beraber bu durumun kritiğini yaptı. Nitekim çıktıktan bir müddet sonra 1990 yılında bir sanatçı arkadaşının ismini koyduğu “Demokratik Hareket Partisi – Stranka Demokratske Akcije” SDA’yı kurdular. Oybirliği ile ilk başkanı seçilen Aliya, ölünceye dek genel başkan olarak kaldı.

Kitabını hazırlayan Alev Erkilet Hanıma: “Sizi en çok hangi yönü etkiledi?” diye sorulduğunda, o: “Beş yüz sayfanın her satırı… Bu kadar ceza, ayrımcılık ve katliam yaşadığı halde, kalbi asla katılaşmamış bir insandı, beni en çok bu insan yanı etkilemiştir.” diyerek insanî ve İslamî hoşgörüsünü ifade etmekte.

Cemalettin Latiç ise: “Her zaman göğsünü gere gere, İslamcı olarak gördüğünü ve bu yüzden hapiste yattığını söylerken, o, ayağında prangalar taş kırdı, ama bir gün olsun ideallerinden kaygılanmadı.” Aliya, dostlarına şunları söylüyordu: “Bağımsız bir Bosna devleti kuruldu, zalimler devrildi. Çok yaşadım ve yoruldum. Şimdi sevgilime kavuşmak istiyorum.” derken dünyada yapacaklarını yaptığını ifade ediyor.

Fransız aydını Henry Levi’nin deyimiyle: “Avrupa Bosna’da öldü.” Yani Avrupa’yı Bosna’da öldürürken Aliya şöyle diyor: “Ben Avrupa’ya giderken kafam önümde eğik gitmiyorum. Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa, onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı’nın gözü önünde; Batı medeniyeti adına.”

“Hayat kısa değil, ben onu uzun buluyorum.” diyen, İslam dünyası için bir model lider olan Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç, 78 yaşında 19 Ekim Pazar günü Hakk’a yürüdü.

Büyük bir değerini kaybeden İslam dünyasının başı sağolsun.

Entellektüel bir liderdi

Cesaret ve kararlılığıyla hemen herkesin dikkatini üzerinde toplayan İzzetbegoviç, fikri ile fizikini hiç bir zaman ayırmadan yaşadı. İnce siyasetiyle bir ulusun imhasını önleyen Aliya, gittiği bütün toplantılarda halkını düşünerek hareket etti. Budapeşte’deki bir toplantıda kadeh kaldırmayan tek lider oydu. Cidde’de yapılan bir toplantı sonunda Kabe’ye giden Aliya, iki rekat namaz kıldıktan sonra şöyle dua eder: “Allah’ım, lütfen kendi merkezlerinden çok uzakta yaşayan halkıma, çektikleri acılarda ve yalnızlıklarında yardım et.”

Evet, o genç yaşta başlattığı mücadelesini, asimile edilmek istenen milletini, İslam kültürüyle ayağa kaldırmaya çalıştı. Riske girmeyi hayatının bir parçası gördü.

Dinî terbiyesini, önce ailesinden, özellikle de annesinden alan Aliya, mahalle camisindeki sabah namazlarını ve hocanın okuduğu Rahman suresini unutamadığını söylemekte. Daha sonra Ali Mütevellic’in yazdığı “İslam Işığında” adlı eseri ile Osman Nuri Haciç’in “Hz. Muhammed ve Kur’an” isimli eserlerin İslam’ı anlamasında çok rolünün olduğunu ifade etmekte.

Bosnalı Müslümanlar olarak çok baskı gördüklerini ifade eden Aliya İzzetbegoviç, bu yüzden yeterli dinî eğitim alamadıklarını söylemekte. “Ben, İslam’ı ve mücadele şuurunu Mevdudi, Seyyid Kutup, Hasan el-Benna ve Fazlurrahman gibi alimlerin kitaplarından öğrendim.” demekte.

Maziyi iyi bilen, geleceğe ümitle bakan, hali iyi değerlendiren kültürlü bir Müslüman lider olan Aliya İzzetbegoviç örnek bir kişiliğe sahipti.

Aliya’nın kişiliğinden kesitler

Aliya, riya olur veya üzerine gösteri gölgesi düşer korkusuyla cuma namazını hangi camide kılacağını en son ana kadar gizli tutardı. Gideceği camiyi, oğluna ve korumalarına, arabaya bindikten sonra söylerdi.

Dini istismardan çok korkardı…

Savaşa rağmen, cuma namazında Gazi Hüsrev Bey Camii tıklım tıklım doluydu. Hocaefendi hutbedeyken, oğlu ve iki korumasıyla camiye giren Aliya İzzetbegoviç’e yer ayırarak öne geçmesini teklif ettiler, diğer taraftan da hoca hutbeyi durdurdu. Bu durum karşısında Aliya, “Burası Allah’ın evidir. Burada farklılık olmaz. Allah katında en üstün olan, takva sahibi olandır Herkes bulduğu yere oturur. Ben, burada oturacağım. Bilmiyoruz, belki hepimiz çiğnenecek, öleceğiz; amma, İslam’ı inşaallah çiğnetmeyeceğiz… Hocam lütfen hutbeyi tamamlayın.” demişti. Aliya’nın bu tavrından dolayı bütün cemaat duygulanmıştı.

Emeklilik maaşıyla geçinen Aliya, geride kalanlara servet olarak mal-mülkten ziyade, hürriyet bırakan bir lider olarak dünyadan ayrıldı.

O, en zor şartlarda dahi, adalet ve hoşgörüyü elden bırakmadı. Kimseden nefret etmediğini söyleyen Aliya, şöyle diyor: “Bizler özgürlük için mücadele eden, kimseden nefret etmeyen bir halkız. Kısmen cesaretimiz, kısmen de bilgeliğimiz ve iyiliğe yönelmemiz suretiyle amacımıza ulaşmak isteyen insanlarız. İnsanlara karşı nefret hissetmiyorum. İnanın bana, tüm bu acı tecrübelerden sonra dahi, insanlardan nefret etmiyorum. Herşeyin güzel neticeleneceğine ve bu cehennemden bir çıkış olduğuna dair ümit etmemi sağlayan şey budur işte.”

Görüldüğü gibi en zor şartlarda dahi, ümidini kaybetmeyen, etrafına pozitif enerji vermeye çalışan bir kişiliğe sahip olduğu gibi, hiçbir zaman da kin tutmamıştır. Arkadaşlarına “geçmişi unutmayın, ama geçmişte yaşamayın” derken çok çalışmaları gerektiğini ifade etmekte. Ahlakın üstünlüğünü ve tesisini sağlamak için çalışan Aliya, entrikayı sevmediği gibi, açık ve şeffaf olmaya azamî derecede gayret eder ve hesap vermekten hiç çekinmezdi. Makam ve mevkî, onun için inanç ve ideallerini gerçekleştirme yolunda bir amaç değil, bir araçtı.

Mütevazı, ama onurlu bir kişiliği vardı. Eleştiriye açıktı. Hayatı boyunca, Allah’a ve İslam’a göre şekillenen şahsiyetiyle, kendine olan güveniyle hep dik durmuştu. Gençlerin önünü açmak için, huzur içinde makamını genç kadrolara bıraktı ve onlara tecrübeleriyle yardımcı olmaya çalıştı. Ne asil, ne erdemli anlayış ve davranış.

Hayatını özgürlük ve ülkesinin bağımsızlığına adayan Bilge Kral şöyle diyor:

“Ben, her zaman ülkemi sevdim ve severim. Fakat, otorite söz konusu olunca hiçbir otoriteyi, hiçbir zaman sevmem. Otoriteye sadece riayet edebilirim. Çünkü ben, bütün sevgimi özgürlüğe adadım.”

“Evet ilerlemiş yaşıma rağmen, inanıyorum ki, halkımın özgürlüğe ve kurtuluşa ulaştığını görecek kadar yaşayacağım. Ya da daha doğrusu, bunu görecek kadar yaşamayı diliyorum. Çok mu bencilce bir istek bu? Belki de öyle, ancak size hayatım ve ölümüm hakkında hiç de takıntılı olmadığımı söylediğimde bana inanmalısınız. 70 yaşındayım ve daha uzun bir yol var önümüzde. Bireyler ölür, halklar yaşar. Mücadeleler bana bağlı değil. Önemli olan da bu. Sancağı binlerce insan taşıyor. Bunu sürdürecekler.”

Dünyada istediğine ulaşan Boşnaklar’ın “Dede”sine Allah’tan rahmet, geride bıraktığı bağımsız Bosna-Hersek devletine de nihayetsiz ömür diliyorum.

Kaynaklar:

– Aliya İzzetbegoviç, Tarihe Tanıklığım, Klasik Yayınları,

– Gerçek Hayat, Ekim 2003,

– Yeni Şafak, 23-27 Ekim 2003,

– Vakit, Sibel Eraslan,22 Ekim,

– Zaman, Ali Bulaç, 25 Ekim,

– Diyanet Dergisi, 154. sayı, Ekim 2003,

(*) Samaç: 1868’de Belgrad’dan ayrılan müslümanlar için, Abdülaziz tarafından kurulan şehir. İlk ismi Aziziye iken sonra bu isimle anılmıştır

SSD Harddiskler Yeni Teknoloji İle Tasarlanmış Harddisklerdir Diğer Harddisklere Göre Daha Hafif,Performansı Yüksek,Darbelere Karşı Diğer Harddisklere Göre Az Hasar Gören Harddisk Çeşididir. Videoda Herşey Detaylı Anlatılmaktadır.

ÖSS
2011 Ygs sınav sonuçları;
27 mart 2011 pazar günü saat 10:00 da başlayacak olan Yükseköğretime Geçiş Sınavına girecek olan arkadaşlara başarılar dilerim.
27 Mart YGS Sınavının sonuçları için Tıklayınız.

YGS Sınavında bu yıl 1 milyon 692 bin 345 kişi sınavda yerlerini alacak.27 Mart 2011 YGS sınav soruları ve cevapları

27 mart 2011 YGS

Pardus 2011 kurmak için uzun zaman uğraştım ve sonunda kurdum. Pardus 1.1 sürümünden beri Pardus kuruyorum. Pardus 2011 sürümüne kadar hiç zorlanmadan kurmuştum. Pardus 2011 sürümü kurulum olarak biraz karmaşık geldi. Belki Netbook’a kurduğum için zorlanmış olabilirim ondan da emin değilim. Bu yazıyı yazmaktaki amacım farklı bir kurulum önerisinde bulunmak İnternetten 64 Bitlik sürümü indirdim ve DVD’ye yazmaya çalıştım. En az 6 tane DVD yazdım ama bilgisayar yeniden başladığında kurulum yapmayı başaramadım. Bios’tan tüm ayarları doğru biçimde yaptım. Hatta Bios ayarlarını yapamadım mı diye orjinal Windows 7 DVD’sini taktım. Ayarlar doğru. Farklı hızlarda DVD yazdırdım ama sonuç olumsuz. Bu arada tekrar Pardus 1.1 sürümünden beri cd yazıp kurulum yaptığımı hatırlatayım.
Aklıma sonra USB ile kurulum yapmak geldi. Daha önceden bilgisayarım eski olduğu için USB’den kurulum özelliğini desteklemiyordu. Bu yüzden daha önce USB’den kurulum yapmak aklıma gelmemişti. İndirdiğim ISO dosyasını sanal sürücüyle açıp içindekileri USB’ye kopyaladım ama böyle yapınca emin olun işe yaramıyor. USB’den kurulum yapmak için yapmanız gereken birkaç şey var.

sdsa

USB’den kurulum için;
◦İlk önce elimizde bir kurulum dosyası (ISO dosyası) olması gerekiyor
◦Daha sonra Win 32 Disk Imager yazılımını indiriyoruz.
◦Elimizdeki Iso dosyasının formatını img dosyasına çevirmemiz gerekiyor
Ultraiso isimli programla Iso dosyasını img formatına çevirebiliriz
◦Daha sonra en az 2 GB kapasiteli bir USB belleği bilgisayara takıyoruz
◦Win32 Disk Imager programı ile .img uzantılı dosyamızı bulup USB belleğimize yazdırıyoruz
Bilgisayarınız USB’den kurulumu destekliyorsa DVD yazmakla hiç uğraşmayın derim. Boşu boşuna DVD harcamaya gerek yok…